Cilt 4 Sayı 1 (Haziran 2026)
Sayı Bilgileri Issue Information

ss. i - vi   |  DOI: https://doi.org/10.29329/jomiss.2026.1452.5

Özet

Anahtar kelimeler:

Orjinal Araştırma Makaleleri 1950–1951 Yıllarında Bulgaristan’dan Türkiye’ye Göç: Göçmen Anketleri Üzerinden Bir İnceleme

Ramazan ÇELEM

ss. 1 - 19   |  DOI: https://doi.org/10.29329/jomiss.2026.1452.1

Özet

1950–1951 yılları arasında Bulgaristan’dan Türkiye’ye gerçekleşen kitlesel göç, erken Cumhuriyet döneminde hem kapsamı hem de insani niteliği bakımından öne çıkan nüfus hareketlerinden biridir. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Sovyet etkisi altına giren Bulgaristan’da kurulan komünist rejim, “Slav-Bulgar ulusu” oluşturma ideali doğrultusunda Türk ve Müslüman azınlıklara karşı kültürel, dinî ve ekonomik baskılar uygulamıştır. 10 Ağustos 1950 tarihli Bulgar notasının, 250 bin Türk’ün üç ay içinde Türkiye’ye kabul edilmesini talep etmesi, süreci fiilen bir zorunlu tehcire dönüştürmüştür. Cumhuriyet Arşivi’nde muhafaza edilen 9.446 göçmen anketine dayanan bu çalışma, göçün gönüllü değil, doğrudan siyasi baskılar sonucu gerçekleştiğini göstermektedir. Verilere göre göçmenlerin %85,3’ü komünist rejim altında yaşamın sürdürülemez hâle gelmesi nedeniyle, yalnızca %11,1’i ise göçü kendi isteğiyle yaptığını belirtmiştir. Göçmenlerin büyük çoğunluğu (%81,7) tarımla uğraşan kırsal kesimdendir; %63,4’ü mallarını değerinin altında satmış, %27,3’ü hiç satamamıştır. Ayrıca anketlerin %75’inde şiddet, sürgün ve hapis gibi insan hakları ihlalleri tespit edilmiştir. Demokrat Parti hükümeti bu göçü hem insani hem de millî bir görev olarak ele almış, 37.351 aile için yaklaşık 35.000 konut inşa ettirmiştir. Ancak sınırlı tarımsal destek, yetersiz ekonomik kaynaklar ve zayıf altyapı göçmenlerin uyum sürecini ciddi biçimde güçleştirmiştir.

Anahtar kelimeler: Bulgaristan Türk Azınlığı, 1950–1951 Göçü, Göçmen Anketleri, Zorunlu Göç, Asimilasyon Politikaları

Orjinal Araştırma Makaleleri Migrants’ Behavioral and Attitudinal Changes Toward Corruption

Julianna GIANNOUTSOU, Shakhnoza AMANBAEVA

ss. 20 - 33   |  DOI: https://doi.org/10.29329/jomiss.2026.1452.2

Özet

This study examines changes in migrants’ engagement in corrupt practices and attitudes toward corruption following migration from high- to low-corruption environments. Drawing on Collective Action Theory, it posits that migrants adjust their behavior and perceptions to align with host-country norms. A survey of 114 Central Asian migrants in the Baltic States tested two theoretical propositions on changes in corruption-related behavior and attitudes and identified factors associated with these changes. Findings reveal a marked decline in both engagement in corrupt acts and tolerance for corruption after migration, which respondents attribute mainly to democratic governance, stricter law enforcement, exposure to new cultural norms, and improved socio-economic conditions.

Anahtar kelimeler: Migrants, Corruption, Collective action theory, Central Asia

Orjinal Araştırma Makaleleri Muhacir Esas Kayıt Defterlerine Dayalı Bir İnceleme: Bandırma, Gönen, Manyas ve Balya’ya Bulgaristan Türklerinin İskanı (1950-1951)

Serap TOPRAK

ss. 34 - 48   |  DOI: https://doi.org/10.29329/jomiss.2026.1452.3

Özet

1950 ile 1951 yılları arasında Bulgaristan’dan Türkiye’ye yaşanan büyük göç dalgası, Balıkesir şehir merkezi ve ilçelerinin yanı sıra ülkenin çeşitli diğer illerinde de önemli demografik ve sosyoekonomik değişikliklere yol açtı. Bu çalışma, Bandırma, Gönen, Manyas ve Balya ilçelerine ait Muhacir Esas Kayıt Defterleri’ni kullanarak bu göçün yerel etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Kayıt defterlerinde yer alan yaş, cinsiyet, meslek, hane halkı, kişi sayısı, göçmenlerin menşe yeri ve yerleştikleri mahalle ve köyler gibi bilgiler sınıflandırılıp tablo haline getirilmiş ve dağılımları değerlendirilmiştir. Bulgular, Bandırma'nın yoğun nüfuslu olduğunu, Gönen, Manyas ve Balya ilçelerinde ise kırsal alanlara yerleşimin daha sınırlı olduğunu göstermektedir. Göçmenlerin çoğunluğu gençti ve mesleki dağılımda çiftçiler ve zanaatkârlar ağırlıktaydı. Bu durum, Bandırma ve çevresinin coğrafi konumundan kaynaklanmaktadır. Bandırma’da nüfus, özellikle şehir merkezine ve limana yakın mahallelerde yoğunlaşmaktadır. Çalışma, arşiv verilerine dayalı özgün bir yerel ölçekli analiz sunmakta ve ilçe bazlı analizler ile sayısal verilerin sınıflandırılması yoluyla Bulgaristan’dan gelen göçün etkilerini bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymaktadır.

Anahtar kelimeler: Bandırma ve Çevresi, Bulgaristan Göçleri, İskân, Muhacir Esas Kayıt Defterleri

Orjinal Araştırma Makaleleri Göç ve Kültürel Süreklilik Ekseninde Barak Kadın Giyimi

Abdullah BAYINDIR

ss. 49 - 69   |  DOI: https://doi.org/10.29329/jomiss.2026.1452.4

Özet

Barak Türkmenleri, 16. yüzyılda Horasan’dan Anadolu’ya göç eden ve 17. yüzyıl sonlarında Osmanlı tarafından Rakka’ya zorunlu iskâna tabi tutulan köklü bir topluluktur. Göç, sürgün ve direnişle şekillenen bu çileli tarih; topluluğun sözlü kültürünü, Barak Üniversitesi olarak anılan oda kültürünü ve maddi mirasını derinden etkilemiştir. Günümüzde Gaziantep’in Nizip, Karkamış ve Oğuzeli bölgelerinde yoğunlaşan Baraklar, konargöçer köklerinden gelen kültürel kimliklerini geleneksel kadın giyimi aracılığıyla günümüze taşımıştır. Barak kadın giyimi; parçaları, renkleri ve motifleriyle toplumsal statüyü, medeni durumu ve mitolojik inanışları yansıtan bir belgedir. Kıyafetlerin temel taşı, ipek ve pamuk karışımıyla dokunan saray kumaşı tarihi Kutnu’dur. Baş süslemelerinde kullanılan gümüş tepelikler, altın gazi paralar ve turuncu-sarı renkli Ahmediye poşusu, kimliğin en ayırt edici ikonik unsurlarıdır. Beden giyiminde salmalı gömlek ve üç etek öne çıkarken, gümüş kemerler, hamaylılar ve nazardan korunma amaçlı tozak tüyleri estetik ve manevi boyutu tamamlar. Günümüzde günlük kullanımı azalan bu giysiler, düğünlerde sergilenen ve çeyizlerde saklanan birer hafıza nesnesi olarak kültürel sürekliliği sağlamaktadır.

Anahtar kelimeler: Barak Türkmenleri, Geleneksel Kadın Giyim, Kutnu Kumaşı, Kültürel Süreklilik

Derleme Makaleleri British Chauvinism and the Assertion of the African Personality in Chinua Achebe’s Things Fall Apart

Mahamadou SIMPARA, Aboubacar Sidiki COULIBALY

ss. 70 - 80   |  DOI: https://doi.org/10.29329/jomiss.2026.1452.5

Özet

This paper examines the interplay between British chauvinism and African personality in Chinua Achebe’s Things Fall Apart. It interrogates colonial perceptions of Africa both during and after colonisation. The study employs qualitative content analysis within postcolonial and reader-response theoretical frameworks. Achebe’s narrative is presented as a counter-discourse to Eurocentric stereotypes of African primitiveness. The novel highlights the dignity, coherence, and complexity of Igbo society prior to colonial disruption. Colonial discourse is shown to destabilise indigenous self-esteem and impose identities antithetical to African heritage. Achebe’s work reveals the ambivalence and hybridity experienced by colonised societies. His intellectual development reflects the tension between colonial schooling and Igbo oral traditions. Through proverbs, idioms, and indigenous customs, Achebe affirms African cultural richness. The novel functions as both literary achievement and cultural advocacy. It situates African narratives within global discourse, challenging imperial arrogance. Ultimately, Things Fall Apart emerges as a pedagogical tool, enabling readers worldwide to engage with African history beyond colonial misrepresentations.

Anahtar kelimeler: African Personality, Ambivalence, Chauvinism, Deconstruction, Hybridise